Aktüel takvimin ile bugün içinde bulunduğun takviminin uyuşmaması zor şey. 15 yaşımdayken bu yaşlardaki kendimden beklentim Fortune 100’deki şirketler yönetmiş, kendi şirketlerini kurmuş satmış ve yaşlıların terimiyle ‘büyük adam’ olmuş olacaktım. O günkü ‘büyük adam’ tanımım ile bugünkü arasında tek ortak şey tanımın adı oldu.
Ne kadar da kolay satın alıyoruz başkalarının bizim için diktiklerini. Bu ergenlik ve erken gençlik dönemlerinde belki daha normal, yön arayışında olan bireyler olarak denemeye değer bir şey görmüş oluyoruz ama, bugün 30+ yaşlarında olanlar da hala başkalarının kendileri için yakıştırdığı şeyleri bir ideal gibi satın alıyor ve o beklentiye ayak uydurmaya çalışıyor. Ne yazık ki çok ama çok sıklıkla bunu yapıyoruz. Hepimiz irili ufaklı konularda.
Bir düşünsene kendi istemediğin bir şeye ayak uydurmak için yaşadığın stresi. Bence modern dünyada ve özellikle günümüz Türkiye’sinde ek bir strese hiç mi hiç ihtiyacımız yok.
O yüzden sana sorarım, yürüdüğün bu yol gitmek istediğin yere mi gidiyor gerçekten? Yoksa metaforik olarak tek başına kamp yapmak için çıktığın bu yolculukta bir tur otobüsünde bir kafilenin içinde mi buluyorsun kendini?
Kaynaklarına bak, planını yap ve kendi çıkmak istediğin yolculuğa çıkmak için ihtiyacın olan fırsatı yaratmak için yeni bir ‘sen’e başla. Geriye tek bir soru kalıyor, hazır olduğunu nasıl anlayabilirsin?
İlk Yorumu Siz Yapın