İçeriğe geç

Bahçen

En son hangi duygunu reddettin? Belki varlığını reddettin, belki yüzünü çevirdin yokmuş gibi davrandın. Hepimiz yaptık merak etme…

Duyguların bir bahçe sen de bu bahçenin bahçıvanı olsaydın, bahçenin her kısmına yeterince bakım verdiğini söyler miydin? Özenle yetiştirdiğin çiçeklerinin arasındaki yabani bitkileri gördükçe kesip attın belki. Bazen görmezden geldin, bazen aceleye getirmemek adı altında erteledin biraz daha büyüsün öyle keserim dedin… Belirli duygulara daha fazla özen gösterdin, bazı duygulara ise belki de hiç bakım vermedin. “Vermeli misin”i tartışmayacağım. Yabani bitkilerin de orada olması gerekiyor mu sorusu ancak bahçıvanı ilgilendirir.

Umut… Bugün bize belki de en iyi gelen hislerden biri olan “umut” hakkında yazacağım. Bazen umut duygusuna özen göstermediğimizi düşünüyorum. Umut sanki bahçemizin bakımsız kalmış yerlerinden gibi geliyor bana. Türkiye’de yaşamak yardımcı olmuyor belki umut duygusunun yolculuğuna ama biz de elinden tutmuyoruz umudun. Pandemi döneminin ilk zamanlarına bir dönüp baksana. Ne kadar çok korktuk ve pandemi bile umudun karşısında mücadele verdi. Başka karamsarlık hissettiren şeyler de yaşıyor olabilirsin ama, en azından şimdilik, konu bu değil. Bunca zaman biz umutun elinden tutmadan o bize enerji verdi, sıra bize gelince biz umuda bakım vermedik. İçsel olanı konuşuyorum evet. İyi şeyler etrafımızda gerçekleşiyor olması bizim kontrolümüzde değil. Kontrol edebildiğimiz şeyler oldukça sınırlı hayatta. Dışsal girdilerin kaderine bırakmışız umudun alacağı bakımı, onu beslemek yerine demişiz ki, ya hiç umut verecek bir şey yok gündemde… 

Bugün, bu satırları okurken bunu değiştirebilirsin. Umudun sana verdiği arkadaşlığı sen ona vermeye başlayabilirsin. Umut sadece gerçeklerden beslenmek zorunda değil. Hayallerden de beslenebilir hem de afiyet ile! Hayal kurarak bir umut bahçesi yeşertilebilir. İçimizdeki iyinin gelecekte gerçek olacağına inanmak… Bir şeye inanmak her zaman kolay olmayabiliyor. Hayalini kuramıyor bile olabilirsin. Belki de hayal kurmaya korkar hale bile gelmiş olabilirsin. Ben pandemi döneminde bu cümleyi kendi sesimle duydum. “Hayal kurmaya korkuyorum”. Korktum gerçekten, hem de çok korktum hayal kurmaktan. Çünkü gerçekleştiremeyeceğimi söyleyen biri vardı içimde. Üstüne gitmek için güç toplamam gerekti. O içimdeki kişiye savaş açmak geldi önce aklıma. Savaşmaya kalktığımda fark ettim ki daha savaşmaya başlamamış bu halimle bile yaralıydım. Önce yaralarıma bakım verdim. Daha sonra savaşacak bir şey olmadığını fark ettim. Hayallerini gerçekleştiremeyeceksin diyenin derdine baktım onunla savaşmak yerine. Etrafı suçlayan, yeterli kaynağım yok diyen ama nasıl bu kaynakları üreteceğine de bakmak istemeyen birini gördüm. Hiçbir şey yapmamaktan yorulmuş biri vardı karşımda. Hiçbir şey yapmamaktan yorulmak… Bulduğum çözüm, “tek bir adım at bugün” oldu. Gelecekte tekrar koşar hale gelmek için, tek bir adım. Attığım için burada, bu yazıyı okuyabiliyorsun. Bazen “başarı” diye adlandırdığımız şey her ne ise, başarının yolculuğunu değil de sadece son durağında olmayı istiyoruz fark etmeden. Gerçekliğe yüzümüzü istediğimiz her zaman çevirebiliriz. Yolculuk zaman zaman zor gelecek. Zaman zaman yorgun hissedeceğiz. Bazen umudu dışarıda arayacağız…

Bahçe bizim bahçemiz. Hayaller bizim hayalimiz. İyi şeylerin olacağına olan inanç bizim inancımız. Bugün, ne yaparsan yarınlara bakış açın daha pozitif olur? Umudunun ihtiyacı sensin. Sana iyi gelecek bir duygunun/hissin/inancın elinden tutabilirsin. Ona ulaşamıyorsan, adım adım yaklaşabilirsin. Seni senden başka durdurabilecek bir şey yok hem de. 

Umarım bahçen ona baktığında yüzünü güldürür haldedir. Değilse bile, onu o hale getirecek bahçıvan sensin.

Tarih:Genel

Tek Yorum

  1. Elif Kara Elif Kara

    Umut,bizim için bazen olumlu bazen olumsuz bi kelime. Aslında hayatımızdaki etkisi bizim elimizde. Bunu söylerken bile etkinin nasıl olacağını bile umut etmez miyiz aslında. Yazınızı okurken aklıma Ahmed Arif’in şiir dizeleri geldi.
    Öyle yıkma kendini
    Öyle mahzun, öyle garip
    Nerede olursan ol
    İçerde, dışarda, derste,sırada
    Yürü üstüne üstüne,
    Tükür yüzüne celladın,
    Fırsatçının, fesatçının, hayının
    Dayan kitap ile
    Tırnak ile, diş ile
    Umut ile, sevda ile, düş ile
    Dayan rüsva etme beni.
    Bu şiir bana,nerede, nasıl,hangi halde olursak olalım hep bi yol vardır çıkış vardır. Böyle duygular hissettiriyor. Bahçemde bir duygu çiçeği açtırıyor. Bunu bende sizinle paylaşmak istedim. Ne güzel ifade etmişssiniz. Elinize emeğinize sağlık.

Elif Kara için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir